AJAN ŞEBEKESİ: FETHULLAH CEMAATİ

FETULLAH AJANLARI DİĞER PARTİLERE SIZMAKTALAR!

Fethullah, Ajanlarını AKP dışında diğer partilere yönlendirmektedir! Bunlardan birisi de: İstanbul birinci bölge, birinci sıra adayı; GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI BAŞKAN YARDIMCISI ZAMAN YAZARI NEVVAL SEVİNDİ…

Fethullah şebekesine, düne kadar dinsel bir cemaat olarak bakıldı, hatta bu bakışın içinde biraz hoşgörü ve sempati de vardı!!! Ama zaman içinde takke düştü kel göründü!!


İçlerinde gerçekten inanmış saf Müslümanları bir kenara ayırırsak, Fetullah’ın Müslümanlıktan öte İslam’ı yok etmek için organize edilmiş bir ajan olduğunu görürüz!!
Bizim gözden kaçırdıklarımız zamanla, daha bariz olarak ortaya çıktı!

Gördük ki; salt dinsel inançlarını yaşamaya çalışan bir cemaat değildir. Uluslararası alanda at koşturan, son derecede tehlikeli bağlantılarıyla, ekonomik kaynakları ile, eğitim kurumlarıyla, ülkemizin yüz yüze olduğu tehdit ve tehlike dizinidir..
Fetullah şebekesi, “ABD ve İNGİLİZ ALAŞIMLI” oralarda dizayn edilmiş, İslam’ın içini boşaltıp Türklüğü acz içine düşürmekle görevlendirilirmiş bir Vatikan kuklasıdır!!

Fethullahçılar, mevcut ekonomik kaynaklarını yapılabilecek en akılcı ve en değerli alana, eğitim yatırımına tahsis ettiklerinden, diğer şeriatçı yapılanmalara kıyasla, ülkemizin sadece bugününü değil, daha çok geleceğini tehdit etmektedirler.

— TSK’ya sızmakta zorlanan ama buna rağmen yılmaksızın girişimlerini sürdüren fethullahçılar, istihbarat birimlerindeki kadrolarını, alternatif silahlı kuvvetler olarak algılamaktadırlar. Bununla birlikte adliye ve mülkiye kadrolaşması ise, bu gücü daha da pekiştirecek ve devletin içten ele geçirilmesini ya da bir başka ifadeyle devletin kansız teslim alınmasını temin edecektir.

1980’li yılların başlarından itibaren polis okullarına ve polis akademisi’ne sızarak burada kadrolaşan ve daha sonra personel, eğitim, bilgi-işlem, terörle mücadele, istihbarat gibi birimlerde kökleşmeye çalışan Fethullahçılar, istihbarat birimlerinin yanı sıra, var oldukları her yerde ve ortamda, şeyhleri F.Gülen’in kaset ve kitaplarındaki “tedbir ve temkin”,”taktik ve strateji” içeren direktiflerinin gereğini yerine getirerek bugünkü güç düzeylerine erişebilmişlerdir.

Ankara DGM, F. Gülen iddianamesi’nde şöyle denmektedir:

“F.Gülen gurubunun başta milli eğitim ve emniyet teşkilatı olmak üzere bütün devlet kadrolarına sızma çalışmaları yaptığı ve önemli ölçüde muvaffak olduğu bilinmektedir.”

İstihbarat Daire Başkanlığı’nın 10 Mart 1992 gün ve 1992/79 sayılı yazısında şöyle denilmektedir:

“…Ankara polis koleji öğrencilerinin % 50’sine yakın bir kesimi ile çeşitli şekillerde temas kuran örgüt elemanları, kendilerine yakın olanlar üzerindeki ajitasyon çalışmalarını sistemli olarak yürütmektedirler.”
Yukarıda belirtilenlerin büyük bir bölümü gerçekleşmiştir!!

“…Gelecekte Emniyet Teşkilatı’nın bürokratlarını oluşturacak Polis Koleji öğrencilerinin, koleje seçiminden itibaren her aşamada sistematik bir çalışmanın yürütüldüğü görülmektedir.”

Emniyet Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan istihbarat bülteninin 70 no’lu nüshasından bir alıntı:

“GURUBA AİT, ÜLKEMİZDE FAALİYET GÖSTEREN EĞİTİM-ÖĞRETİM KURUMLARINDAN BAZILARI AŞAĞIDA BELİRTİLMİŞTİR:

İzmir Yamanlar Fen Lisesi,
İstanbul Fatih Koleji,
İstanbul Safiye Sultan Kız Lisesi,
Mersin Yıldırım Han Lisesi,
Ankara Samanyolu Lisesi,
Van Serhat Lisesi,
Denizli Server Lisesi,
Erzurum Aziziye Lisesi,
Erzincan Otlukbeli Lisesi,
Eskişehir Ertuğrul Gazi Lisesi,
Sakarya Işık Lisesi,
Manisa Şehzade Mehmet Türk Lisesi,
Aydın Nizami Erkek Lisesi,
Fatih Üniversitesi.”

YAYIN ORGANLARI

Gurubun yayın organları arasında “Sızıntı Dergisi, Yeni Ümit, Aksiyon, Zaman Gazetesi, Samanyolu TV”, kuruluşları arasında da “Akyazılı orta ve yüksek eğitim vakfı, Türkiye Öğretmenler Vakfı, Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı” gösterilmiştir.

ANKARA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NCE HAZIRLANAN RAPORDAN BİR ALINTI:

“F. Gülen’in oluşturduğu örgüt, devletin laik yapısını yıkmak amacıyla kurulmuş olup, istişare kurulu, bölge imamları, şehir imamları, semt imamları, ev imamları gibi illegal yapılanmayla bütün ülkeyi bir ağ gibi sarmıştır. Yine bu illegal yapılanmaya bağlı olarak yurt içinde ve yurt dışında legal görünüşlü şirket, okul ve vakıflara sahip bulunmaktadır. Bu legal ve illegal yapılanması ile büyük ve güçlü görünüm arz eden örgüt, halk üzerinde bir manevi cebir ve baskı yaratmaktadır.”

Göz önünde tutulması gereken önemli bir husus; fethullahçı örgütlenmenin, emniyet teşkilatı içinde bugüne kadar niçin çözülemediğidir. Bunun da en önemli nedeni, çözecek makam sahiplerinin, birtakım siyasal denge hesapları ve de koltuk endişeleri ile konuya soğuk bakmaları, risk üstlenmemeleridir.

İŞTE BİRTAKIM GARİPLİKLER:

— 10 Kasım 1996’da “inancımıza saygı duyulmadığı bir dönemde, içim kan ağlayarak bugünkü törenlere katıldım” sözleriyle ünlenen Kayseri Eski Belediye Başkanı Refah Partili Şükrü Karatepe hakkında DGM’nin bilirkişi olarak atadığı Prof. Dr. Ali Şafak, Karatepe’yi aklayan bir rapora imza atanlar arasındadır. Şafak, polis akademisi’nde görevinin başındadır!

— Polis Kolejindeki toplam 731 öğrencinin %53’ünü oluşturan 388 öğrencinin, fethullahçı yapılanma içinde yer aldığı belirtilmektedir. 2001 yılı mezunları arasında bu oran %67 olarak kaydedilmektedir.
Şimdi bu şahıslar emniyet içinde önemli noktaları tutmuş bulunmaktadırlar!!

FETULLAH – CIA İLİŞKİSİ:

Yayınlanan bir raporda “Etki Ajanı-Nüfuz Casusluğu” kavramının tarihsel süreçte anlatılması ve örneklendirilmesi amaçlanmıştı. Söz konusu raporda “Türkiye’deki Etki Ajanı Borsası: Fethullahçılar” ara başlığı altında aşağıdaki bilgiler yer almıştır:

“……SÖZKONUSU HOCAEFENDİLERDEN BİRİ OLAN ZAT, KALABALIK MAİYETİYLE (BUNA 24 SAAT YANINDAN EKSİK OLMADIĞI SÖYLENEN DOKTORLARI DA DAHİL) PENNSİLVANIA EYALETİ’NDE PHILADELPHIA YAKINLARINDA ÖZEL BİR ÇİFTLİKTE YAŞIYOR. ÇİFTLİĞİN BULUNDUĞU BÖLGENİN FBI KORUMASI ALTINDA, REFAKAT MEMURLARININ GÖZETİMİNDE OLDUĞU VE BURALARDAKİ ÇİFTLİKLERDE YAŞAYANLARA BİRİNCİ DERECEDE ÖZEL ÖNEME SAHİP KORUMA PROGRAMININ (COUNTUR-SURVEILLANCE FAALİYETİ) UYGULANDIĞI KAYDEDİLİYOR.”

“……GERÇEKTE BU ÇİFTLİĞİN, CEMAATİN GAZETESİNİN SORUMLULARININ DA ARALARINDA BULUNDUĞU, ABD YASALARINA GÖRE KURULAN ALTIN NESİL VAKFI ADINA FBI TARAFINDAN FETHULLAHÇILARA 1991’İN BAŞINDA TAHSİS EDİLDİĞİ VE AYNI YILIN ORTALARINDA YÖK YA DA MEB BURSU İLE BU ÜLKEYE GÖNDERİLEN
FETHULLAHÇI YÜKSEK LİSANS ÖĞRENCİLERİNİN BİR YAZ KAMPI OLUŞTURARAK, SÖZKONUSU ÇİFTLİKTE ÖRGÜTLENME TOPLANTILARI GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ BİLİNİYOR.”

“ŞİMDİ HOCAEFENDİLERİN HEPSİNİ MASUM VARSAYALIM:

A) ABD’DE İKAMETİN YASAYLA BELİRLENMİŞ KATI KOŞULLARI BULUNMAKTADIR. HİÇKİMSE YASAL OLARAK, RESMİ BAŞVURU YAPMAKSIZIN VE DE GEREKÇESİNİ BELGELEMEKSİZİN (DEFACTOR STATÜSÜ HARİÇ) BU ÜLKEDE 6 AYDAN UZUN BİR SÜRE KALAMAZ.

……HOCAEFENDİLERİN TÜMÜNÜN YEŞİL KARTA SAHİP OLMALARI TEKNİK AÇIDAN OLANAKSIZ, ÇÜNKÜ YASAL KOŞULLAR UYMAMAKTADIR.

……GERÇEKTE, ABD’DE DERİN DEVLET KORUMASI ALTINDAKİ HOCAEFENDİLERİN, ‘KAÇ!’ KOMUTUNU ALDIKLARI ANDAN İTİBAREN CIA İLTİCA VE TARAF DEĞİŞTİRME DEPARTMANININ ACİL PLANINA DÂHİL OLARAK KENDİLERİNE TANIDIĞI KOLAYLIKLARDAN YARARLANDIKLARI BİLİNMEKTEDİR. BU ARADA, MERVE KAVAKÇI GİBİ ABD VATANDAŞLIĞINA ALINMIŞLARSA O BAŞKA.

B) HOCAEFENDİLERİN ALDIKLARI İLKOKUL MEZUNU EMEKLİ MAAŞI İLE BUNCA SÜRE ABD’DE NASIL (HEM DE MAYO FETHULLAHÇI KLİNİĞİ DAHİL) TEDAVİ GÖRÜP, 24 SAAT SÜREYLE DOKTOR GÖZETİMİNDE NASIL KALABİLDİĞİNİ; ÇİFTLİKTE RUTİN HARCAMALARIN YANISIRA, KAHYA, AŞÇI GİBİ PERSONELİN MAAŞLARINI
NASIL ÖDEYEBİLDİĞİNİ; HER HAFTA ONLARCA, BAZEN YÜZLERCE MİSAFİRİN AĞIRLAMA MASRAFINI NASIL KARŞILAYABİLDİĞİNİ KERAMETLE AÇIKLAYAN MÜRİTLERE İNANMAK NE DERECEDE OLANAKLI!..

C) FETHULLAHÇI YAPILANMA, CIA’NIN ÖNGÖRDÜĞÜ TARİKAT (SÖZDE SİVİL TOPLUM CEMAATİ) MODELİNE -MORMON, MOON, SCYENTOLOGY VD. GYBY- TIPATIP UYMAKTADIR.

……LEGAL, DEVLET KARŞITI OLMAYAN, SALT DİNSEL YA DA SİYASAL FAALİYETLERDE BİLE BU OLAĞANÜSTÜ GİZLİLİĞE GEREK DUYULMAZKEN, FETHULLAHÇILARIN BU AŞIRI DUYARLILIĞININ ÖZEL NEDENLERİ OLSA GEREKTİR. BU ÖRGÜTSEL YAPI VE GİZLİLİĞE VERİLEN AŞIRI ÖNEM, FETHULLAHÇILARIN BİR AJAN ŞEBEKESİ(AGENT NET) OLDUĞUNA İLİŞKİN KUŞKULARI KUVVETLENDİRMEKTEDİR.”

“……CIA NEZDİNDE TÜM FETHULLAHÇILAR, ‘WALK-IN’ TABİR EDİLEN BİR KATEGORİDE TUTULMAKTADIRLAR; YANİ KENDİ AYAKLARIYLA VE GÖNÜLLÜ OLARAK AJANLIK HİZMETİNİ TALEP EDEREK GELMİŞLERDİR. FETHULLAHÇILARA GÖRE, NASIL HUMEYNİ ZORUNLU SÜRGÜN SONRASI BİR GÜN İRAN’A DÖNMÜŞSE, HOCAEFENDİLERİ DE ÖYLE ANLI ŞANLI BİR BİÇİMDE DÖNECEK VE DODRUDAN ÇANKAYA’YA OTURACAKTIR. BU BEKLENTİNİN DEVAMINDA, ABD’YSE, KÜRESELLEŞME ÖNÜNDE EN TEHLİKELİ BİR ULUS-DEVLETİ ORTADAN KALDIRMANIN, YERİNE KENDİ ILIMLI, UYSAL MÜSLÜMAN PATRİĞİNİ GETİRMENİN NİMETLERİNİ GÖRECEKTİR. BİR YANDAN ABD YLE İLİŞKİYİ SÜRDÜREN FETHULLAHÇILAR, DİĞER YANDAN VATİKAN, FENER RUM PATRİKHANESİ, MUSEVİ HAHAMBAŞISI DERKEN, FARKLI ÜLKELERİN İSTİHBARAT SERVİSLERİ TARAFINDAN YÖNETİLEN-YÖNLENDİRİLEN ÇEŞİTLİ ULUSLARARASI KURULUŞLARLA DA FLÖRT ETMEYE BAŞLAMIŞLARDIR.”

FETHULLAH-ALMANYA BAĞLANTISI:

“ALMANYA İLE DE TEMAS KURAN FETHULLAHÇILAR, ALMAN DIŞ İSTİHBARAT SERVİSİ OLAN BND BAĞLANTISI DOLAYISIYLA ALMANYA’NIN İÇ İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ OLAN FEDERAL ANAYASAYI KORUMA TEŞKİLATI’NIN DESTEĞİNİ DE OTOMATİKMAN ALAN FETHULLAHÇILAR, YAKLAŞIK 2.400.000 VATANDAŞIMIZIN YAŞADIĞI BU ÜLKEDE, ‘HİMMET PARASI’ TOPLAMA VE YANDAŞ-MÜRİT KAZANMA AMACINA YÖNELİK OLARAK KÖLN, HANNOVER, MÜNYH, AUSBURG, STUTTGART GYBY, TÜRKLER’İN YOĞUN OLARAK YAŞADIKLARI TÜM ŞEHİRLERDE ‘Y.BURG A.Ş.’ GYBY ŞİRKETLERİN YANISIRA, ‘DOST YOLU DERNEDY, TÜRK-ALMAN AKADEMİSYENLER BİRLİĞİ, İSLAM DİN BİRLİĞİ’ GYBY ÇOK SAYIDA AKTiF ÇALIŞAN ÖRGÜTE SAHİP OLMUŞLARDIR.”

FETHULLAH – İNGİLTERE BAĞLANTISI:

“İNGİLTERE DE OKUL AÇAN VE LONDRA’DA BÜYÜK BİR MERKEZ BİNASI SATIN ALAN FETHULLAHÇILAR, İNGİLTERE’NİN DÂHİLİNDE YABANCILARA DÖNÜK FAALİYET GÖSTEREN MI5 VE DIŞ İSTİHBARAT SERVİSİ MI6’NIN UZAKDOĞU’YA YÖNELİK FAALİYET GÖSTEREN DEPARTMANI(CIFE) VE ORTADOĞU’YA YÖNELİK FAALİYET GÖSTEREN DEPARTMANI (MEIC) İLE OKULLAR KONUSUNDA MÜŞTEREK ÇALIŞMA YÜRÜTMEKTEDİRLER.”

FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILARIN OPERASYONLARI:

DEVLETİN GÜCÜNÜ, DEVLET SAVUNUCULARINA KARŞI KULLANMA AŞAMASINA GELMİŞ OLAN FETHULLAHÇILARIN, OPERASYONEL ANLAMDA KAYDA DEĞER BAŞARILARI MEVCUTTUR. OPERASYONLARINDA, AMACA ULAŞMADA HER YOLU MÜBAH SAYAN VE HER TÜRLÜ SINIR TANIMAZ FIRSATÇILIK, AHLAKSIZLIK, TAKİYYE UNSURLARINI İÇEREN BİR KONSEPT ÇERÇEVESİNDE HAREKET EDEN FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILARIN KULLANDIKLARI YÖNTEMLER ŞUNLARDIR: TELEFON DİNLEME, TEHDİT, SAHTE BELGE ÜRETİMİ VE MONTAJ, ÇARPITILMIŞ BİLGİYE YÖNELİK KAMPANYALAR, HIRSIZLIK, KUNDAKÇILIK, ŞANTAJ AMAÇLI KADIN PAZARLAMA VE GÖRÜNTÜ KAYDI, HER TÜRLÜ İLLEGAL KAYIT KULLANIMI (BÖCEK, GİZLİ KAMERA VB.), RÜŞVET, GASP, DARP, BİLGİSAYAR SAHTEKÂRLIKLARI, EV VE İŞYERİ KURŞUNLAMA, EMNİYETİ SUİSTİMAL, HÂKİM KİRALAMA VE DİĞERLERİ…

FETHULLAHÇI İSTİHBARATÇILAR TARAFINDAN “HASIM” KABUL EDİLEN KİŞİ VE KURULUŞLAR ALEYHİNE YÜRÜTÜLEN DEZENFORMASYON FAALİYETLERİNDEN BAŞLICASI, ÇARPITILMIŞ VEYA TAMAMEN UYDURMA BİLGYLERE DAYALI SAHTE BELGELER ÜRETMEKTİR; TEKNİK DEYİMLE “FABRİKATÖRLÜK” YAPMAKTIR.

FETHULLAHÇILARIN ADLİYE’YE İLK SIZMA GİRİŞİMLERİ CHP-MSP KOALİSYONU DÖNEMİNE KADAR GİTMEKTEDİR. 12 EYLÜL SONRASINDA, ADLİYE’DEKİ KADROLAŞMA ÇABALARI SONUCUNDA, YARGI MENSUPLARI ARASINDA “GÜMÜŞ YÜZÜKLÜ” OLARAK ADLANDIRILAN BİR GURUBUN GİDEREK GÜÇ KAZANDIĞI KAYDEDİLMEKTEDİR.

— EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ TARAFINDAN “EMNİYET TEŞKİLATI’NDA FETHULLAHÇI YAPILANMANIN VAR OLDUĞU”NU TESBİT EDEN BİR ARAŞTIRMA RAPORUNUN SONUÇ BÖLÜMÜ, TÜYLER ÜRPERTECEK BİR HÜKÜM İÇERİYORDU:

“ÖNLEM ALMAKTA GECİKİLDİDİ TAKDİRDE, TARİH SAYFALARI ARASINDA KALAN BABAİLER İSYANINDAN ŞEYH BEDRETTİN VE ŞEYH SAİD’E KADAR UZANAN DİN GÖRÜNÜMLÜ İSYANLARIN BELKİ DE EN CİDDİ, EN SİNSİ, EN KAPSAMLI VE EN TEHLİKELİSİ OLABİLECEĞİNE İŞARET ETMEK YANILTICI BİR TAHMİN OLMAYACAKTIR.”

FETHULLAH ÖRGÜTLENMESİ

TEPEDEKİ İSİM: FETHULLAH GÜLEN

BAŞYARDIMCI: İSMAİL BÜYÜKÇELEBİ

LATİN AMERİKA İMAMI: LATİF ERDODAN

AVRUPA İMAMI: ABDULLAH AYMAZ (İSMAİL YEDİLER)

MEDYA VE SANATÇILAR SORUMLULARI:

GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI BAŞKANI HARUN TOKAK,

GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI BAŞKAN YARDIMCISI CEMAL UŞŞAK!

ZAMAN YAZARI NEVVAL SEVİNDİ!!

ESNAF-PARA KONTROLÜ: ALİ BAYRAM

YÖK-ÜNİVERSİTELER: PROF. DR. ŞERİFALİ TEKALAN

SİYASİ PARTİLER: HÜSEYİN GÜLERCE

YAYINLAR: ALAADDİN KAYA

BÜYÜKÇELEBİ’NİN BAKANLAR KURULU

İSMAİL BÜYÜKÇELEBİ’NİN YAKIN ÇEVRESİNE AKP İÇİNDEKİ “ADAMLARI”NI ŞÖYLE ANLATTIĞI BELİRTİLİYOR:

“ABDULLAH GÜL, ABDÜLKADİR AKSU, CEMİL ÇİÇEK, HÜSEYİN ÇELİK VE MEHMET AYDIN, BAKANLAR KURULU’NDA BİZİ TEMSİL EDİYOR.”

BÜYÜKÇELEBİ’NİN SAYDIĞI İSİMLER ŞÖYLE DEĞERLENDİRİLİYOR:

“ABDULLAH GÜL’ÜN, GÜLEN’E YAKINLIĞI BİLİNİYOR.

CEMİL ÇİÇEK’İN, ‘FETHULLAH GÜLEN TÜRKİYE’YE DÖNEBİLİR’ AÇIKLAMASI!

AKSU’NUN EMNİYET İÇİNDEKİ ‘FETHULLAHÇILARA’ GÖZ YUMMASI,

DİYANET’TEN SORUMLU! DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN’IN ‘DİNLERARASI DİYALOG’CU OLMASI!

HÜSEYİN ÇELİK’İN GÖNÜLDEN ‘NURCU’ OLMASI, BÜYÜKÇELEBİ’NİN BU SÖZLERİNİ GÜÇLENDİRİYOR.

SON OLARAK HÜSEYİN ÇELİK’İN, GÜLEN’E YAKINLIĞIYLA BİLİNEN ÇALIK GRUBU’NUN 17 TEMMUZ’DA EĞİTİM KOMPLEKSİNİ AÇMASI, BU İLİŞKİLER AĞININ KANITLARINDAN.”

SONUÇ OLARAK, MİT RAPORUNDA DA BELİRTİLDİĞİ GİBİ, F.GÜLEN GURUBUNUN;

KISA VADEDE; DEVLET KADEMELERİ VE TSK BÜNYESİNDE KADROLAŞMA ÇABALARINI ARTTIRACAĞI VE AYRICA HÂLİHAZIR ÇİZGİSİNİ DEĞİŞTİRMEYEREK, UZLAŞMACI TAVIR VE UYGULAMALARINI AYNI ÇERÇEVEDE SÜRDÜRECEĞİ,

ORTA VADEDE; UZLAŞMACI VE BARIŞÇI POLİTİKASINI DEĞİŞTİREREK, UZUN VADELİ AMACI OLAN ŞERİATA DAYALI TÜRK İSLAM DEVLETİ KURULMASI İÇİN İLK GİRİŞİMLERİNİ BAŞLATABİLECEĞİ, BU MAKSATLA ALIŞILMIŞ TUTUM VE UYGULAMALARINDA, DEVLET VE TOPLUMUN KABUL EDEBİLECEĞİ DOZAJDA YOKLAMALAR YAPARAK ESAS AMACA ULAŞACAK ZAMANI BELİRLEYECEĞİ,

UZUN VADEDE; KENDİ YETİŞTİRDİĞİ MÜRİTLERLE, ÖZELLİKLE ÜST DÜZEY BÜROKRATİK MAKAMLAR DAHİL, YÖNETİMDE KESİN SÖZ SAHİBİ OLACAK ŞEKİLDE DEVLETİN TÜM ORGANLARINDA KADROLAŞABİLECEĞİ,

KADROLAŞMANIN SAĞLAYACAĞI AVANTAJLA, KENDİSİNE EN BÜYÜK ENGELİ TEŞKİL EDEN TSK’YA SIZABİLECEĞİ,

UZLAŞMACI GÖRÜNÜMLÜ POLİTİKASIYLA VE AYNI ZAMANDA SAĞLAYACAĞI DIŞ DESTEKLE TÜRKİYE’DEKİ TÜM TARİKAT VE MEZHEPLERİ EYLEM BİRLİĞİNE YÖNELTEREK, BİRLEŞTİRİCİ BİR DİNİ LİDER DURUMUNA GELEBİLECEĞİ, BU AŞAMADAN SONRA;

KENDİ PARTİSİNİ KURARAK VEYA ELE GEÇİRDİĞİ BİR SİYASİ PARTİYİ DESTEKLEYEREK, SİYASİ İKTİDARI ELE GEÇİREBİLECEĞİ VE SON AŞAMADA DA; BU GİDİŞİN ENGELLENMESİ HALİNDE, ÜLKEMİZ İÇİN VE CUMHURİYETİMİZ İÇİN İLERİYE DOĞRU DAHA BÜYÜK BİR TEHDİT VE TEHLİKE HALİNE GELEBİLECEĞİ BİLİNMELİDİR.
_________________

” Memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri Şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve Şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur! ”
M.KEMAL ATATÜRK

www.temizeller.org / Mehmet DALMAZ

13 Yanıt

  1. Arkadaşlar sureti-haktan maskelerle dinimizi çökertmeye ve dinine ilgisi olan kişileri saçma sapan hurafeler dolu yollara çekmeye çalışan içlerindeki maalesef çok az sayıda samimi müslümanın arkasına saklanıp,aslında yahudi olduğunu iddia eden fakat yahudi şeriatlarınada uymamaları nedeniyle kafir olarak ilan ettikleri ve adam yerine bile koymadığı kişlerinde perde arkasına saklandığı bu oluşumu iyi tanımalıyız.Bunlar kendilerine abi adını takılan kişilerin emirlerine sorgusuz,kayıtsız ve şartsız uyarlar.Bu adamların emirleri Allahın emirleri ile çelişkili olabilse dahi, önce abi denilenin emrini yerine getirmeyi ve bundan başka bir şey düşünmemeyi davaya hizmet olarak algılarlar.Düşünebiliyormusunuz dava dedikleri ucubenin nasıl bir şey olabileceğini,kendileri zafere ulaşıncaya kadar sahtekarlığın her türlüsü serbestmiş,bir yerlerden peydahladıkları müslüman kisvesindeki yahudi dönmeleri gerekli fetvayı zaten bir güzel çıkarmıştır.Bunların bir kısımı imkansızlıktan diğer bir kısımı gidecek başka kapı bulamadığından kimide tembel olup üçbeş atraksiyonla parsayı toplamak amacıyla bütün bunların tamamen sahtekarlık tiyatrosu kumpanyası olduğunu bile bile bu oyunda oynar zaten hesap günü diye bir düşüncesi yoktur.Bir de beyni yıkanarak bu sahtekarlık tiyatrosunu hak davası olarak düşünenler var,bunlar nasıl bir felakete sürüklendiğinden haberleride yok zavallıların.Bunların aslında Atatürkle de bir işleri yoktur hatta bazen suni gündemleri kendileri çıkarırlar ki,onlar asıl hedeflerine ulaşmak için her türlü hile ve desiseyle uğraşırken bizlerde böyle yapay mevzularla oyalanalım ki,kalpazanlıklarının farkına varamayalım. Arkadaşlar bunlar ülkemizdeki bazı siyasetçilerin çok yaşlanmış olduğundan kimlerin en kısa zamanda siyaseti bırakmaları gerektiği konusuna kadar beş para etmez akıllarıyla sanki kendilerinden akıl soran varmış gibi sapık saçma,bol keseden akıl dağıtırlar.Fakat, amerikadaki kaç yaşında olduğunu bilmediğim, ama gene de kendisinin yaşına saygı duyduğumuz kişininde mehdi olduğuna inanır ve bizim gibi haricilerdende gizlerler ki, buda davaya hizmettir.Arkadaşlar bunların nasıl bir yapılanma olduğunu bilelim,bilmeyenlere bildirelim ki,aklısıra din adına iş yaptığını zanneden bir takım zevatın,binlerce PKK’dan bile daha şiddetli olması muhtemel tehlikelerinin ortasına düşmeyelim.

  2. VAtandaş olarak anlamaya çalışıyorum, Sayın Gülen kimdir,seyyar vaizmidir,hacımıdır,hocamıdır,alimmidir,mehdimidir,Bizde vatandaşız ve bunu bilmek istiyoruz.Dinle uğraştığı rivayet edilen bir kişinin siyaset arenasında işi nedir.Sadece siyaset değil başka kurumlarda da bu kişinin adı geçiyor,belki hiçbiriyle alakası da yoktur, ama bu gizli sırrı ne zaman açıklayacaksınız.Dönmemeler gene ne çeşit fırıldaklar döndürmekteler.

  3. Arkadaşlar bunların başındaki sürekli pembe gözlük takınarak dolaşan kişiyi bir kenara bırakalımda bu fitnetüla tezgahını biraz daha inceleyelim.Bunların İslama hizmet ettiği düşüncesiyle tezgahına düşürdüğü maalesef çok az sayıdaki samimi müslümanın arkasına saklanmış ve koca Osmanlı İmparatorluğunu paramparça etmiş dönme torunlarının olduğunu asıl amaçlarının dinimizi ve devletimizi parçalamak olduğunu bu hedefe ulaşabilmek için yahudiliklerini hiçbir zaman terketmeyip sadece gizleyip göz boyamak amacıyla müslüman kisvesine bürünerek müslümanın olduğu yerlerde bol bol şov yaparak ve bazı saf müslümanları kullanarak dindar vatandaşımızın kanını emdiklerini daha önce söylemiştim.Şimdi bunların tezgaha düşürdüklerine yaptırdıkları işlere göz atalım.Bu gariplere kendilerinin İslam için tüm müslümanlar içerisinden özel olarak seçilmiş gizli dava adamları olduklarına inandırıp,bunlara hepimizin kendince fikir sahibi olduğu bir takım gizli örgütlerin kullandığı şekilde gizli rirüel şeklinde birbirlerini tanımaya yönelik hareketler vs. vs. öğretmektedirler.Eğer bu hareket veya şifreleri bilmiyor ve onların çoğunlukta oldukları ortamlarda kullanamazsanız sizin kendilerinden olmadığınız anlamını çıkardıklarından,sizin her ne işiniz varsa ilgilenilmemekte ve hatta konuyu bilmemeniz nedeniyle çıkmaza düşmenize seyirci kalınmakta.Arkadaşlar kişi müslüman olabilirde, olmayabilirde bu onun seçimidir bizler doğru bildiğimizi söyleriz, tercih kendisinidir.Yalnız müslüman kisvesindekilere sözümüz çoktur. Yalnız az söyleyelim, öz söyleyelim,İslama ve müslümanlara saldırmadıkça,bir kimsenin karşısında her ne olursa olsun bir müslümanın yapması gereken bellidir ve bu konuda yanyollar vs yoktur.Bir de şunu ekleyelim sizin şu diayalog masalı ne oldu, onun kapsamına müslümanlar girmiyormu.Veya Kutsal kitapların herhangi birinde birbirinizi tanıyacağınız özel tanıtımları olan gruplar kurun falanmı yazıyor.

  4. sayın ulkuturksoy seni cidden tanımak isterdim.. herkesin alelen bildiği bazı şeyleri hala güneşi balçıkla sıvamak istercesine kendi cürmünde boğulup gitmen .. acaba bu yazdıkların hakkında vicdanın hiçmi sızlamıyor bu güne kadar kaçkere camiye gittin??? yada islam için bir dikili ağacın varmı??? ki ne yapmış olurlarsa olsunlar ağızlarından Allahın kelamını eksik etmeyen bu insanları yargılıyor bide utanmadan dinimizi parçalamaya çalışıyorlar vs.vs senin dinin ne???? bu yazdılarım bu sayfada yayınlanmayabilir ama senin okuman benim için yeterli olacaktır. umarım cehaletinin farkına varırsın.

  5. her zaman söylüyorummm gülen cemmatinin avrupa asya afrika ve amerikada ki tüm okullarına yapılanmalarına gönülden destek veriyorummm…keşke mevcut yapılanmanın 10 katı olsa..ama türkiyede ki adam kayırmalar konusunda hesabı Allah sorar sonunda…istedigin cemmatten ol kimseye haksızlık yapamassınız…

  6. bunlar okul mokul acmazkene islerimiz rahatdi biz ozel kesimdik calismamiza gerek yoktu hersey bizimdi …halk bocek idi….simdi su halimize bakin websitlerinde salak salak kufurler ederek kendimizi rahatlatmaya calisiyorruz 🙂

    bu Fetoslar hep ilimle bilimle ugrasiyorlar okul aciyorlar yeni cag baslatiyorlar …halki bilinclendiriyorlar….biz okullardan tiksiniriz hep kopye ile gecmeye calistik siniflarimizi, rusvetle bitirdik islerimizi, bunlar ise calisiyorlar bizden daha egitimliler daha cagdaslar olmaaz…olamazz 🙂 bunlarla boyle rekabet edemeyiz

    …. bunlar alistigimiz klasik elinde tesbih , takunyali, cahil ilimden fenden anlamayan, kolayca koyun gibi saga sola cekilebilen, sakalli musluman diye gecinenlere benzemiyorlar durum cok kotuuu … artik OYUNLARA getiremiyoruz HALKI bunlar yuzunden hesaplarimiz alt ust oldu…

    …BUNLAR YUZUNDEN ARTIK BIZDE NORMAL VATANDAS GIBI OKUYUP OGRENIP RUSVET VERMEDEN BIR ISE GIRMEK ZORUNDA KALDIK
    eskiden iyiydi dayin vardi bir rusvet hemen ise girerdik hainler mahvettiniz eski duzenimizi 🙂

  7. […] KENDİ PARTİSİNİ KURARAK VEYA ELE GEÇİRDİĞİ BİR SİYASİ PARTİYİ DESTEKLEYEREK, SİYASİ İKTİDARI ELE GEÇİREBİLECEĞİ VE SON AŞAMADA DA; BU GİDİŞİN ENGELLENMESİ HALİNDE, ÜLKEMİZ İÇİN VE CUMHURİYETİMİZ İÇİN İLERİYE DOĞRU DAHA BÜYÜK BİR TEHDİT VE TEHLİKE HALİNE GELEBİLECEĞİ BİLİNMELİDİR  https://fetos.wordpress.com/2007/06/29/ajan-sebekesi-fethullah-cemaati/#more-45 […]

  8. ulan ergenokoncular ananızamı kondu koduuum kolpa islamcı pezevenkler.ulan hepinizle uğraşıcam ömrüm yettiğince.lan amerikan köpekleri.islamı kullanarak kirlettiniz lan bu toprakları beynini siktiklerim.sanıomusunuz ki size kalıcak bu topraklar.amerikalılar analarınızı sikip size desstek verselerde türkiyeyi yine bölemeyeceksiniz.feto denilen soysuz köpek yalandan dolandan ağlayıp sızlasın.cemaatlerde sizin gibi oğlanları siksin yine başaramayacaksınız.kolaymı sandınız türke götünüzden uydurduunuz şeriatınızı türkiyeye getirmeyi.analarınızı siktik cumhuriyeti kurduk hala zırvalıosunuz.çıkın gidin bu ulusun topraklarından.yada amerikanın köpeklerine yaverlik etmeyi bırakın oturun oturduğunuz yerde suyunuz ısınıyo.
    ergenekon saçmalığını çıkarıpta aydınları cumhuriyetçileri tüketebilicenizimi zannettiniz.yarrak alırsınız hepiniz bunların hesabını vericeksiniz yakın zamanda.feto dediiniz adamın bu ülkeye ne faydası olmuş.ataları bile kalleş ipnenin.aklınızı başınıza toplayın gidin evinizde kuran okuyun ne sikim okuosanız okuyun bu bayrağın altında yaşıosanız sike sike altımızda olacaksınız.analarınızın amına amına tekrar girmek istemiosanız oturun köşenizde sesiniz çıkmasın

  9. Fethullah Gülen’in II. John Paul’a mektubu
    Mektuplar Papa II. John Paul’a
    mektubu
    Fethullah Gülen
    Kaynak: Mesut Erişen, Mustafa Ermek – Roma / VATIKAN (Zaman) 10 Şubat 1998 Zaman gazetesinde yayınlanmıştır.
    Pek muhterem Papa cenapları,
    Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekan kılma yolundaki kutsal
    misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman
    ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatialilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız.
    Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarasi Diyalog için Papalık Konseyi (PCID)
    misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En
    aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı
    sunmak için size geldik.
    İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli
    bir gayret bu yanlış anlamanın büyük oranda azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası, İslam’in asırlarla
    ölçülen yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkanını bağrına basacaktır.
    Beşeriyet, çelişen görüşler ortaya koydukları gerekçesiyle, zaman zaman bilim adına dini, din adına da bilimi inkar
    etmiştir. Bilginin tamamı Allah’a aittir ve din Allah’tandır. O halde bu ikisi nasıl çelişebilir? İnsanlar arasında
    anlayışı ve hoşgörüyü artırmaya yönelik dinlerarası diyaloğa yönelik ortak gayretlerimiz çok iş görebilir. Kendi
    memleketimizde şimdiye kadar çeşitli Hristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog içinde olduk. Bu naciz gayretlerin
    boşa çıkmadığını acizane ifade etmek isteriz. Amacımız bu üç büyük dinin inananları arasında hoşgörü ve anlayış
    yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler çatışmasının
    gerçekleşmesini görmek isteyen yolunu şaşırmış ve şüpheci kimselere karşı dalgakıranlar gibi, isterseniz bariyerler
    gibi deyin, karşı durabiliriz.
    Geçen yıl bazı ünlü uluslararası bilim adamlarının katıldığı medeniyetlerarası barış ve diyalog konulu bir
    sempozyum düzenledik. Bu gayretin başarısından aldığımız teşvikle bu tür etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz.
    Halihazırda üç büyük dinin bağlıları arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik olarak dinlerarası diyalog konusunda
    Vatikan’ın da temsil edileceğini ümit ettiğimiz bir konferans düzenleme sürecinde bulunuyoruz.
    Yeni fikirlerimiz varmış iddiasında bulunmuyoruz. Yine musamahanıza sığınarak, bu misyonun hedeflerine
    yakından hizmet etmek için üstlenmek istediğimiz birkaç teklifte bulunmayı arzu ediyoruz. Hristiyanlığın üçüncü bin
    yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu’daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı
    kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlik önermek istiyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız
    Demirel’in, cenaplarının ülkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanları göstermeye davetini tekrarlamak için bir
    fırsat addediyoruz. Anadolu halkı size misafirperverliğini göstermeyi ve şevkle selamlamayı hararetle beklemektedir.
    Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs’ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çıkarabiliriz. Bu ziyaret bu
    mübarek şehri Hristiyanlar, Yahudiler ve Müslumanların, hiçbir kısıtlama, hatta vize dahi olmaksızın serbestçe
    ziyaret edebileceği uluslararası bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adım teşkil edebilir. Üç büyük
    dinden liderlerin işbirliği ile ilki Washington DC’de olmak üzere muhtelif dünya başkentlerinde bir konferanslar
    serisinin gerçekleştirilmesini teklif ediyoruz. İkinci serinin zamanı için Hz. İsa’nin doğumunun 2000. yıldönümü
    ideal olabilir.
    Bir öğrenci değişim programı da çok faydalı olacaktır. İnançli genç insanların birlikte eğitim görmesi birbirlerine
    yakınlıklarını artıracaktır. Ögrenci değişim programı çerçevesinde üç büyük dinin babası olduğu ikrar edilen Hazreti
    Fethullah Gülen’in II. John Paul’a mektubu 2
    İbrahim’in doğum yeri olarak bilinen Urfa şehrindeki Harran’da bir ilahiyat okulu kurulabilir. Bu, ya Harran
    Üniversitesi’ndeki programların genişletilmesi suretiyle ya da üç dinin ihtiyaçlarını da temin edecek sumullu bir
    müfredata sahip bağımsız bir üniversite şeklinde gerçekleştirilebilir.
    Önerilen programlar aşırı büyük işler gibi algılanabilir; ama bunlar erişilmez değildir. Dünyada iki tip insan vardır.
    Bazıları kendilerini topluma adapte etmeye çalışır. Diğer bazıları ise topluma uymaktansa toplumu kendi değerlerine
    adapte etmek ister. Toplum bütün ilerlemeleri bu ikinci tip insanlara borçludur. Onları yarattığı için Rabb’e şükürler
    olsun.
    M. Fethullah Gülen / Rabb’in aciz kulu / 9 Subat

Yorum bırakın